Hani şimdi dışarı da boynunu yağmura eğen çiçekler var ya, siz onları bir de
gece isyanında görün. Ne ses, ne bela, ne umut, ne telaş... Geri kalan tek şey,
yağmurun ona yaşattığı heyecan...
(İstanbul)
(İstanbul)
Mistik ve kahve kokularının yayıldığı şehrin en şirin semtlerinden biri olan Cihangir'deydik. Sadece yağmurlu havalarda yiyebildiğim sushiyi wakame sarada yani yosun salatası ile birlikte Chinastix'de tattık. Tatlı çekik gözlü servis elemanlarının çalıştığı bu uzakdoğu cafesi gerçekten rahat bir yer. Sushinin keyfini çıkarabilirsiniz. Yemek sonrası sizlere dilek kurabiyelerinden ikram ediyorlar. Bu kısımda oldukça heyecanlı…
Hemen ardından arasında on dakikalık yürüme mesafesi bulunan Corinne'de Jack'in muazzam piyano gösterisi vardı. Onu gördüğümde, dağınık sarı saçları ile kendinden geçmiş ruhunu ise masalardaki onu hayranlıkla izleyen seyircilerinin yanına oturtmuştu. Şarap kadehlerine yansıyan loş ışıklar atmosferi sempatikleştirmiş, Jack'in kendinden geçmesine eşlik ediyordu. Bildim bileli Jack'te benim gibi loş ışıklarla yaşar. O gece onu dinlerken hissettiğim duygu, kimsenin olmadığı bir ormanda sadece doğanın sesini dinliyormuşum gibiydi. Bir kağıt kalem bulabilseydim satırlara o an aşk vizyonu konulu yazılar yazabilirdim.
Hemen ardından eğlenmek için tek adresin olduğu Ritim'e geçtik. Beyoğlu'nun Balık Pazarı'nda yer alan bu mekan enerjisiyle insanı heyecanlandırıyor. Dans etmek, kokteyller tatmak, müzik dinlemek ve daha birçok şeylerle örgülü bir planı burada gerçekleştirebiliyorsunuz. Burası
İstanbul'da eğlenmek adına önerebileceğim, onca keşiflerimin arasından ilk
sırayı bunca zaman hiçbir mekana kaptırmayan tek mekan. Uluslar arası partilerin
verildiği, dünya insanlarının tercih ettiği, sempatik atmosfere sahip olan
Ritim'de konsepli partilere her defasında ayrı bir heyecanla gitmişimdir. En beğendiğim partileri ise Latin geceleri. Bir de şarap, daha eşsizi yok. Dans etmesini bilmeyen birçok
insanın açılıp rahatça dans ettiğini, sevgililerin aşk tazelediğini,
tanımadığın eğlenceli insanların dansına eşlik edip güzel koreografilerin
çıkarıldığını, lezzetli kokteylerin ikram edildiğini, ateş şovlarının
yapıldığı, anılarınızın resimlenildiğini, kimsenin rahatsız etmeden dans edebilmenin
mümkün olduğu bu mekanda daha neler gözlemlemedim ki…
Üstelik güvenliğinden, dj'ine, garsonlarından, işletmecisine tüm
çalışmaları içten ve samimi. Gerçekci ve insana değer veren, saygı duyan
kişiler. İstenilen tek şey, gelen herkesin burada eğlenmesi... Mekanın çok sempatik bir sahibi var. Onu sevmemek elde değil. Küçük yaramaz bir çocuk gibi, insanın sürekli sevesi geliyor. Mekan enerjisini tüm sempatikliğiyle yayıyor ve tabii ki teras olması insanı çok daha rahat ettiriyor. Ritim'i evi gibi gören müşterileri (-aslında müşteriden çok arkadaşlar demek daha yerinde olur) her gün evinde parti veriyormuş, arkadaşlarıyla eğleniyormuş gibi
düşünüyorlar. Samimiyetleri insana verilen önemdem geliyor olmalı.
Tamamen evrensel bir yer. Ayrım yok. Eğlenmenin garanti olduğunu özgüvenle
ifade edebilirim. Önyargılar yok. Burada sadece eğlenmek var. Önemli olan eğlencenin
ritmi ile varlığına kadeh kaldırmak… Her ülkeden insanlar ile tanışabilirsin. Buraya
her geldiğimde ilginç anılar biriktiriyorum. Tanıştığım yeni insanları hiç
unutmuyorum. Hepsinin bana öğrettikleri ve kültür katkıları oldu. Bir insan tanımak,
varlığının adına bir katkıdır. Görevlerle gelmiş olduğumuz bu dünyada tesadüf diye bir şey yoktur. Her tanıdığınız insandan paylar çıkartmalısınız. Bir kişi dünyanızı değiştirebilirken zaman içerisinde realiteleriniz de farklılaşabilir.
Pierre, Guillaume, Alexander, Jose, Ayub, Sintija, Viktorija gibi değerli
insanlar tanıdım ve çok keyifli vakitler geçirdim. Fransız, Belçikalı, Alman,
Meksikalı, Hintli, Letonyalı bu arkadaşlarımın bana inanılmaz katkıları oldu.
Teşekkürlerimi yeniden buradan da ifade etmek isterim.
Gün gibi yeniden günlere ...
Sevgiyle...
Gün gibi yeniden günlere ...
Sevgiyle...
...Nuray


Ellerine sağlık, güzel ve yerinde gözlemler.
YanıtlaSil